Tanrıların Dönüşü – Sagalassos

“Zaman, insanoğlunun yarattığı medeniyeti sevmemiş anlaşamamış hiçbir vakit. Sevmemiş sanırım yonttuğu bir mermer bloğu, çeşmesini ya da tiyatrosunu. Öyle ya sevseydi biraz, tarih diye anlatacağımız, yazılan çizilen bir şey olmazdı. Sagalassos’tayım, en iyi korunmuş antik kentlerden biri. Harabe görüntüsünün altında gizli, esrarlı hal var ki alıp götürüyor insanı ta antik zamanlara. Çeşmesinden su içerken yanımda sandaleti ve kıvırcık uzun saçı ile bir Romalı genci görüyorum sanki.

Yukarı kentte tanrıçaların sıra sıra dizildiği heron ise ayrı bir alem. Elbiselerinin kuyruklarından tutmuş dans eder gibi görünen bu tanrıçalar, estetik ve zarafetin gücünü, bir toplumu nasıl kendilerine taptırdıklarını binlerce yıl sonra bile hissettiriyorlar insana.

Ama bu gün diğer günlerin ritüelleri dışında özel bir gün, bu özel antik kent için. Zamanın tarih kitaplarında okunan bir cümle ve bir fotoğraf haline getirdiği tanrıçalar ve tanrılar bir bir geri geliyor zamana inat Sagalasos’a. Evet, bu gün uzunca bir zaman ve sessizlikten sonra yeniden tanrıların günü. Antik çeşmenin önünde bir tören var: tanrıların geçiş töreni. Antik zamanlarda olduğu gibi yine insanlar önlerinde yerlerini almış, geçişlerini ve yerlerini alışını seyrediyorlar tanrıların. Zamana bir kez yenilmiş bu antik kent ve tanrıları, galip gelmiş görünüyor bu kez, bu kadim savaşta. Ve bu gün, tanrıların günü olarak belki de son kez yazılıyor tarihin sayfalarına, Sagalasos’ta. ”

Ferdi Akarsu